Seher Vakti

Seher Vakti

Muhterem Üstaz Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, seher vaktinin önemine binaen şu aşağıdaki ayeti kerimeleri sık sık tekrar ederlerdi:

"Muttakiler geceden az bir zamanda uyku uyurlar, ve gecenin diğer vakitlerinde ibadetle meşgul olurlardı. Onlar seher vakitlerinde istiğfar ederler." (Zâriyat, 17/18)

"Mümin-i kâmillerin yanları yataklarından uzak olur. Allah'ın azâbından korkularına ve rahmet-i ilâhiyyeyi ümid etdiklerine binaen Rabblarına tazarru ve niyaz ederler ve onlar bizim verdiğimiz rızıklardan muhtac olanlara infak ederler." (Secde, 16)

Bu ayetleri sık sık okumaktan gayeleri her akl-ı selîm sahibi mü'minlerin, bu lahûtî zamanın kıymetini bilib, ona göre amel etmelerine dikkatli olmaları bakımındandır.

Bilhassa Muhterem Üstaz Hazretleri Bursa'daki devlethanede bulundukları gecelerde, seher vakitlerinde Hu hu kuşunun hu hu deyerek zikrettiğine işaretle,

Bir Allah'ın kulu, kuşdan daha mükerrem olduğuna göre Cenâb-ı Hakk'ın Hâlıklığını, kendinin de kulluğunu idrak edip, ister sıcak ister soğuk günlerde, ister sıhhatli, ister takatsiz olsun, elinden geldiği kadar canı gönülden, seve seve seherlerde, yani gecenin üçte ikisi geçtikden sonra kalkıp, gene Cenâb-ı Hakk'ın izni ile namaz, dua, istiğfar gibi kulluk vazifelerini ifa etmesi lazımdır.

Feyz-i İlâhî'nin İndiği Anlar

Seher vakti ne lahûtî bir zamandır, Allahü Teâlâ'nın kullarına bahşettiği en mühim ikramıdır, mânevî ziyafetidir. Bütün hak âşıklarının kışın sıcak yataklarını terkedip, gönüllerini Halik Teâlâ'ya verdikleri, kudsî, ulvî anlarıdır. Göz yaşları ile namaz, niyaz, istiğfar, tefekkür, zikrullah ile nefislerinden çıkıp Rabbu'l-âlemîne samimiyetle iltica etdikleri demleridir.

Bu öyle bir vakitdir ki, feyz-i ilâhî yağmur gibi semâdan nüzul suretiyle, seherîlerin kablerinde tecelli eder. Bütün ruhâniyet ve melâike-i kiram hazeratı da iştirak ederler. Gece kılınan iki rekat namaz gündüz kılınan (farzlar hariç) bütün namazların fevkındedir.

Bu manevi ziyafetden istifade etmek isteyen, gereğini yerine getirmesi lâzımdır. Bunun için gece geç vakitlere kadar oturup, seher vaktinin kadrini bilmeyenlerden olmıyalım.

Cesedin rahatını, sıhhatimizin devamını, erken yatmakla elde etmeliyiz. Erken yatar isek fuzûlî konuşmalarımızı önlemiş oluruz. Akşam yemeklerini hafif yemek hem dinî, hem de tıbbî âdâbdandır.

Gecenin ilk saatlerindeki uyku, vücudun dinlenmesi bakımından daha semerelidir.

Seher vakti gafil zümrenin uyuduğu, gönül sultanlarının samimiyet ve tevazu ile rablarıyla hemdem oldukları bayramlarıdır. Manevî terakkiyat; ilerleme vesilesidir.

Gece vücud istirahat etdiği, dinlendiği için zindedir. Sâlim, mâsivâdan silinmiş bir kalble yapılan murakabe, tefekkür neticesi olarak, insan kitaplarla elde edemediği, öğrenemediği bir çok ruhânî bilgilere sahib olur.

Seherlerde kalkanların sıhhatleri, ruhen inkişaf etdikleri için, bir kuş gibi hafif olurlar, az uyku kâfi gelir, yemeleri de azalır, fuzulî konuşmaları da. Fazla uyuyanlarda ise ağırlık, sıklet ve atalet olduğu için daima sıhhatlerinden şikâyet ederler.

Allah Sevgisi ve İmân Kuvveti

Gece ibâdetini kolaylaştıracak sebeplerin en kuvvetlisi, Allah sevgisi ve imân kuvvetidir. Çünkü gece namaz kılan insan, okuduğu her kelime ile Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretlerine münacaatda bulunduğunu, hatta kalbinden geçenlere de Allah'ın agâh olduğunu, kalbinden geçen hatıraların ilhâm-ı ilâhî olduğunu bilir. Allahu Teâlâ'yı seven kimse, elbette O'nunla tenhâda kalmağı ister ve sevgilisi ile münacaatdan da zevk alır. Bu zevk onu, kıyamını uzatmasına sevk eder.

Teheccüde kalkanların yüzlerinde kemal-i imân, nûr-u melâhat tecessüm eder, büyüklenmezler, gönülleri alçalır, yerle bir olur. Mün'imi hakikiyi müşahede etdikleri için, seherlerde kalkamıyanları ayıplamazlar. Acırlar, merhamet gösterirler, onlar için de dua ederler.

İmam Gazâlî kuddise sirruh hazretleri diyor ki:

Bazı zevât, Cüneydî Bağdâdî'yi vefatından sonra rüyada görmüş kendisine: Ya Eba'l-Kasım! Ne haber var deye sormuş.

Cüneyd kuddise sirruh şu cevabı vermiş:

- Zahir ilimleri zayi' oldu, batınî ilimler fenâ buldu. Bize gecenin karanlığında kıldığımız bir kaç rek'at namazdan başka bir şey fayda vermedi.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular:

- Kişi gecenin bir kısmında uykudan uyanıp da ailesini de uyandırdığı ve ikişer rekat namaz kıldıkları zaman Allah'ı çok zikreden erkeklerle kadınlardan sayılırlar. (Ebu Dâvûd, İbn Mâce)

Resûlü ekrem Efendimiz:

- Ya Ebâ Zer! Yolculuğa çıkdığın vakit azık alır mısın? buyurdu.

Ebu Zer radıyallahu anh:

- Evet alırım, Ya Resûlallah! dedi. Bunun üzerine Resûlü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

- Dünya yolculuğuna azıksız çıkmazsın, ya âhiret yolculuğu için ne yaparsın? Kıyâmet günü faydalanacağın azığı sana bildireyim mi?

Ebu Zer radıyallahu anh:

- Bildir ya Resûlallah.

Resûlü ekrem efendimiz buyurdular:

- Kıyâmetin dehşeti için sıcak günlerde oruç tut, kabrin vahşeti için gece namazı kıl, önümüzdeki büyük hadiseler için de hac et, yoksullara yardımda bulun ve kötü söz söyleme."

Altınoluk Sohbetleri 2, Syf. 87-93