Çocuk Terbiyesinde Ölçüler

Çocuk Terbiyesinde Ölçüler

Aile ocağında, evladın dünyaya gelmesiyle, evlad hakkı, evvela evladına güzel bir isim vermekle başlar.

Bir hadis-i şerifde:

- “Evladın ana-baba üzerinde hakkı güzel isim verilmesi, Kur'an ve feraiz-i diniyesini talim etmek ve evlenme çağına geldiğinde evlendirmekdir,” buyurulmuştur.

Öğretmekle, talim etmek arasında fark vardır. šimdi çok ana-babalar, talim hususunda ihmalkar oluyor. Talim demek, öğrendiği şeyi tatbik etmekdir. Hoca tutarlar, hoca efendi aylarca gelir gider.

Diğer bir hadis-i şerifde:

Evladınızı üç hasletle terbiye ediniz:

Peygamberimize muhabbet,

Ehl-i beytine muhabbet,

Kur'an’ı Kerim kıraati.

* * *

Cenab-ı Hak, bazı ebeveyne üç beş çocuk nasîb eder, dikkat edilirse, şekilleri ve renkleri dahi biri birine benzemez. Dış görünüşleri ayrı ayrı olduğu gibi, akıl, zeka, anlayışları da farklıdır.

1. Bazı çocuklar yaradılış itibariyle, çok ince ruhlu, hassas ve anlayışlı olurlar. Onlara güler yüz ve nezaketle muamele etmeli. Çünkü onlar duygulu olduğu için ufak bir ima ve işaretle hallerini hatalarını düzeltirler nezaket ve yumuşak muameleden haz ederler. Sert ve haşin muamele bunları üzer, huysuz ve hasta eder. Bu zümre azın da azıdır.

2. Bazı çocuklar ise bu terbiye şeklinden anlayamazlar. Onlara açıkdan açığa "şunu yap, bu faidelidir. šunu yapma bu zararlıdır" demelidir. Nasıl olsa ileride kendi hatasını anlar deyip de söylenilmesi icab eden sözü söylemekden çekinmemelidir.

3. Bazıları ise hissiz, anlayışsız olur. Söz kar etmez. Bunlar da sırasına göre menfaatlerini kısma veya tenhada tehdid ve tekdir suretiyle terbiye edilir.

4. Bir zümre de anaya babaya karşı cür'etkar ve saygısızdır. Güzel muameleden hiç nasibleri yoktur. Sebebi ise, kötü arkadaşlarla yakınlık peyda etmişler, ana-babaları bu hususa dikkat etmemişlerdir. Bir defaya mahsus olmak üzere tenhada yüzüne ve sırtına vurmamak şartıyla güzelce şiddetlice dövmelidir ki, gözü korksun bir daha aynı küstahlığı yapmasın, yaşları hayli ilerlemiş ise kendi haline bırakılır. Çünkü anayı, babayı dövmeye kalkışır. Elhamdülilah bu zümre pek azdır.

ÖRNEK OLMAK

Anne ve babalar her hususda yavrularına numune olmalıdırlar. Bir taraftan çocuklara telkinat yaparken diğer taraftan kendileri de çocuğun yanında yasakladıkları şeyleri yaparlarsa onun pek hükmü ve faidesi olmaz.

Hulasa nefislerden, fedakarlık yapmak gerekir. Anne-baba fosur fosur sigara içerken, çocuklarına onun zararından ne kadar anlatırlarsa anlatsınlar bir faide olmaz, diğer kötülükler de aynıdır. Anne-baba çok dikkatli olup çocuklarının terbiyesi hususunda tir tir titremelidir. Çocuğa ders veren hocası ne telkinat yapıyor, çocuğun arkadaşı kimlerdir? Bu hususda ihmal ve lakaydlık muvafık olmaz.

Çocuk yedi yaşına gelince, tatlı ve kolay bir ifade ile namaz kılmayı ve abdest almayı öğretmelidir. On yaşına gelince namaza başlatmalıdır. Yalan söylemenin, haram yemenin kötülüklerini anlatmalıdır.

Mesela yemekten maksat kulun Rabbına ibadet etmesi için lüzumlu olduğunu, dünyadan maksat ahiret için hazırlık yeri olduğunu, ölümün aniden gelebileceğini, dünyada hazırlıklı olan bahtiyar kişilerin cennete ve Allah Teala'nın rızasını kazanmasına sebeb olacağı da öğretilmelidir.

Cennet ve cehennem hallerini ve sıfatlarını çocuğa anlatmalı, işlerdeki sevab ve ikabı bildirmelidir. Çocuk küçük yaşta böyle terbiye edilirse taş üzerindeki yazı gibi olur. Sonra yapılırsa duvardaki toprak ve sıva gibi dökülür.

Çocuk istikamet üzere yetiştirilmelidir. Çok kimselerin nazarında çocuklarının, istisnai bir yaratılışta oldukları kanaati vardır. Halbuki bundan büyük bir aldanma olamaz.


(Ayın Sohbeti 4, 90-105)